2014-05-07
Küpek
Sevgili blogger,
Başlıkta yazım hatası yok. Snatch'de Brad Pitt'in oynadığı çingene karakterin dog yerine "daeg" gibi bir şey demesi ve bunun altyazı çevirisinin "küpek" olarak yapılması üzerine aklımda kalmış küçük bir ayrıntı işte. Hatta al bak, videosu bile var youtube'de. Tabi şimdi sen Türkiye'den falan giriyorsan internetlere, Youtube'e giremiyorsun belki de, kimbilir. Neyse.
Neyse işte sevgili blogger, eğer bu sahneden sonra burayı okumayı bırakıp gidip filmi izlemeye başlamadıysan devam edebiliriz. Bildiğin gibi işte, bu blog aslında kedi dostu bir blog. Daha önce çok sayıda kedi fotoğrafı görmüşsündür hatta. Fakat sevgili blogger, bugün sana köpeklerden bahsedeceğim. Hatta spesifik olarak ev arkadaşımın büyük siyah köpeği (big black dog) Daisy'den bahsedeceğim.
Öncelikle sevgili blogger, sen büyük ihtimalle Daisy'i "Deyzi" gibi okuyorsun, ingiliz ingiliz ama gel gör ki köpeğe "deyzi" diyince bakmıyor. Neden? Çünkü fransızlar Daisy'i "Dezi" diye okuyorlar. Köpek de garibim kendi adını "Dezi" sanıyor. Neyse, konumuz fransızların ingilizce aksanları değil tabi ki. Konumuz köpek.
Blogger hafız, köpek denilen hayvan çok ilginç. Bir kere laftan anlıyor. Kedi gibi değil. Yani belki kediler de laftan anlıyorlardır. Hatta bence kesin anlıyorlar ama işlerine gelmediği için verilen emirleri uygulamıyorlar. Köpeğe gel diyorsun geliyor, git diyorsun gidiyor. Ama elinde yemek varsa gittikten sonra tekrar geliyor. Git diyorsun, gidiyor yine. Otur diyorsun oturuyor, vs. Ama sürekli senin etrafında olmak istiyor. Sürekli ilgi istiyor. Dışarı çıkarıp gezdirmen lazım. Yemeğini verince hemen bitiriyor. Yine versen yine yiyor. Doymak bilmiyor. Kedi öyle değil ama. Kedi doyunca bırakıyor. Köpek laftan anlıyor ama insana daha bağımlı sanki.
Neyse işte, asıl anlatmak istediğim şey şu: introvert insan için iyi bir şey değil köpek. "Ya git iki dakka rahat bırak beni" diyemiyorsun. Diyorsun, anlıyor, biraz uzağa gidip yine geliyor. Sinir bozucu bir şey benim için. Teori yaptım bu sayede (gözlem sayısı 1 (bir) ): köpek seven insanlar daha dışa dönük (extrovert), köpek sevmeyen insanlar da daha içe dönük (introvert). Köpek seven arkadaşlarım hep böyle bir yerlerde, barlarda-kafelerde check-in üstüne check-in yapan insanlar. Ev arkadaşım da aynı böyle. İki dakika evde oturmuyor. Bütün geceyi dışarda geçirip, sabah eve gelip köpeği gezdirip sonra tekrar çıkıyor. Biraz saçma bir yandan da. Madem çıkıp gezmeyi seviyorsun, neden seni eve bağlayan bir hayvanın var. Ama onu da düşündüm sevgili blöggır. Bu adam evde geçirdiği kısıtlı zamanda bile yalnız kalmak istemiyor. Sürekli biri peşinden koşsun istiyor. Köpek de bunu gayet iyi yapıyor.
Daha uzun uzun anlatırdım teorimi ama zaten bence sen çoktan anladın.
Neyse. Introvert bir insan olduğum için köpek resmen hayat hayat kalitemi düşürdü yahu. Psikolojik yanı bir tarafa, bir de o kadar çok tüy döküyor ki. Her gün elektrik süpürgesi çalıştırman lazım. Bunun üstüne bir de salya akıtıyor. Evde ayakkabıyla dolaşıyorum artık. Kedi öyle değil halbuki. Kedili evde de yaşadım, biliyorum. Kedi tüyü o kadar çok olmuyor. Bir de salya akıtmıyor. Gelip seni yalamaya çalışmıyor. Kendi temizliğini kendi hallediyor. Sürekli peşinden koşmuyor. Komik. Sessiz. Kedi süper hayvan.
İşte böyle sevgili blogger.
Öpüyorum çok. Kendine çok iyi bak lütfen. Bak lütfen diyorum!!
Seni seven, aleksi.
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
daha önce de uyarmıştım, tepki kısmına "tuhaf" seçeneği eklemelisin diye. bu uyarıyla tepkim de ortaya çıktı. bi daha yazmama gerek yok. bence senin köpeklere olan ilgisizliğinin kaynağında halide hanım teyzenin kontes isimli köpeği var. bence bu.
ReplyDelete