Sevgili blogger,
Uzun zamandır haberleşmemiştik. Nasılsın? İyisin inşallah! Ben sana nasıl olduğunu söyleyeyim: kahvaltı yapmışsan iyisindir hafız kanka blogger. Neden? Çünkü.
Bir süredir çok sevgili arkadaşlarımı sabahları taciz ediyorum değişik iletişim kanalları üzerinden. Tabi teknoloji çok gelişti. Artık onlarca farklı mecradan arkadaşlarınıza gülen surat yollamanız mümkün. İşte ben de bu onlarca mecra üzerinden kahvaltı edip etmediklerini soruyorum. Neden? Çünkü kahvaltı günün en önemli öğünü. Çok önemli hatta. Güne iyi bir kahvaltı ile başlamazsan o günün tadı çıkmıyor sevgili blogger kanka.
Burada hareketle şunu söylemek de sanırım yanlış olmaz sevgili blogger hafız. Hatta doğru olur. Şu: Pazar kahvaltısı haftanın en önemli öğünü. Ve hatta daha da ileri gidiyorum: Bayram kahvaltısı yılın en önemli öğünüdür. (Olm yılda iki kere bayram olduğunu ben de biliyorum herhalde. İkisi de önemli işte!) Bu önermelerimi kanıtlamak için uğraşmayacağım sevgili blogger, zira bence sen çoktan anladın – sonuçta zeki bir insansın.
![]() |
| Pazar kahvaltısında yediğim yumurtalar. |
Peki neler mi önemli sevgili blogger kanka hafız? Bu konuda değişik teoriler var tabi. Ama tabi ki hepsi yanlış ve önemsiz teoriler. Biz pek sevgili hanım arkadaşım G. İle oturduk ve önemli şeylerin listesini çıkardık sizin için. (Evet, bir tek bizim teorimiz doğru. Ya ne sandın?) Buraya bir kısmını yazıyorum şimdi. Eminim sen de okuyunca bize hak vereceksin. Yazıyorum. Hazır mısın?
...
Ya da yazmaya başlamadan evvel sana geçen gün başımdan geçen bir olayı anlatayım sevgili blogger. Belki biliyorsundur, ben geçtiğimiz günlerde huzur bulmak için İzlanda’ya gittim. “Huzur İzlanda” sanıyordum ama o laf öyle değilmiş meğersem. Bir de zaten en tatlı huzur aslında Kalamış’tan alınıyormuş. O kadar yolu da boşuna gitmişim. Neyse işte, gel zaman git zaman, benim bir bavulum varmış ve uçağa binerken onu İstanbul’da havayolu şirketine vermişim, uçağın bagajında İzlanda’ya getirsinler diye. Kendim de aynı havayolu şirketinin kabin kısmında gidecekmişim İzlanda’ya. Sonra ben İzlanda’ya gitmişim ama bavulum gitmemiş. Neden? Çünkü.
İşte masal bu ya, ben İzlanda’da üç buçuk gün aynı elbiseleri giymişim.
Bu hikayeden, kıssadan hisse olarak, hayattaki önemli şeylerden ilkini yazacağım:
1) Bir seyahate çıkarken güzel giyinmek önemli. Üç gün üç gece pejmürde dolaşmak istemiyorsanız güzel giyinin!Aslında sevgili blogger, hayatın her anında güzel giyinmek önemli tabi. Sadece boya/badana yaparken en güzel kıyafetlerinizi giymemeniz daha önemli, ama sanırım o kadar. Onun dışında güzel giyinmek güzel bir şey zaten. Tabi şimdi kime ve neye göre güzel konusu var, tabi ki biliyorum sevgili hafız blogger, ama o konuyu şimdi açmamak yazının selameti açısından önemli. Neden? Çünkü onu anlatırsam yazı uzayacak ve şu aşamada yazının daha da uzamaması ve sizin sıkılıp gitmemeniz önemli. Ya da amaaan, sıkıldıysan lütfen git sevgili blogger. Bu yazı senin tatlı canından daha mı önemli allasen?
Neyse. (Evet, yine yaptım bunu.)
Başka neler önemli peki? İşte bunlar:
2) Bel çukuru: Sadece kadında değil, erkekte de önemli. Yanlış anlama, ben sağlık açısından diyorum. Kilo alırsan bel çukurun olmaz yani. Her şeyin başı sağlık. Evet.Arkadaşlar olmasa kahvaltı da önemsiz, tahin pekmez de…
3) Gramer: dahi anlamındaki de’yi ayırmak, mi’yi hiç bitiştirmemek, vs…
4) Vanilya: yoksa bütün tatlılar/pastacı kremaları/dondurmalar yumurta kokardı.
5) Niyet: Oruca/namaza başlarken olduğu kadar, yaptığın her türlü hareketten ve söylediğin her sözden önceki niyetin çok önemli.
6) Tahin/pekmez: Bunu açıklamaya gerek bile duymuyorum. Ya ne olacaktı? Nutella mı?
7) Liste yapmak: Çünkü ancak bu tür bir madde bağımlılığı kabul edilebilir.
8) Arkadaşlar: Çünkü her sabah “Kahvaltı yaptın mı? Günün en önemli öğünü bak…” diye soracak birileri lazım.
Kocaman öpüyorum sevgili
Listelerde hep bir numara olman dileğiyle
Optm kib bye
31.08.2014
Monmartre


sevgülü aleksi,
ReplyDeleteabi seni en son bıraktığımda yurtdışındaydın, şimdi bilmiyorum ay mı yıl mı oldu gelmeyeli bloga yine gitmişsin. vallahi tebrik ve imrenmeler içinde alkışladım.